BİZ ŞANSLI BİR NESİLMİYİZ? :
Evet değerli okurlarımız, Bu günkü yazı konumuz şanslı bir nesilliyiz? İnsan oğlunun var oluş tarihine bir bakalım. İlk çağlardan ,bu yana ne kadar değişime uğramışız öyle değimli? Ağaç yaprakları ve hayvan kürklerinden oluşan giysilerden, günümüz modasına gelirsek değişim büyük. Dumanla haberleşmek,posta güvercinleri,bir dağdan diğer bir dağa doğru çalan davul sesinden anlam çıkararak haberleşmek taşı taşa, yada ağaç parçalarını bir birine sürterek kıvılcım oluşturmak. Biz bunları şimdi sadece filmlerde görsek te bunları atalarımız yaşamak için kullandı. Barınaklar genellikle mağaralardı. Şimdiki konforlu,ısıtmalı sistemler o zaman hayal bile edilemezdi. Beslenme çoğunlukla av hayvanlarından sağlanır, çok fazla meyve sebze de tüketilmezdi. Sağlıklı beslenme olmadığı içinde ilk insanların ömür süreleri,günümüze oranla kısadır. Tabi sadece beslenme kaynaklı değil. Yırtıcı hayvanlar, soğuktan korunamamak, hastalıklar da bu konuda önemli bir faktör. İlk çağlardan günümüze gelelim. Yani beş bin yılda ne kadar yol aldığımıza bir bakalım. Elektrik hayatımızı kolaylaştıran bir çok imkan sundu bize. Aslında en büyük buluş elektrik tir. Elimizin altında hayatımızı kolaylaştırmak adına kullandığımız ne varsa , elektrik le çalışır. Petrol, yaşantımızda ihtiyacımız olan diğer etkendir. Değil mi ama koskoca Amerika bir önemi olmasa neden kıtalar arası bir harekat düzenleyip onca vatandaşının ölümüne neden olsun ? Sadece o topraklardaki petrole sahip olmak adına. Teknoloji, artık bizim vazgeçilmezlerimizdendir. Her işimizi evimizden çıkmadan yapma imkanı sunmuştur bize. Sevdiklerimize bir tuşla ulaşabilmek, Cep telefonuyla artık çok kolay.Ulaşım, kıtalar arası da olsa, zamanın çok değerli olduğu günümüzde bize kısa sürede gitmek istediğimiz noktaya ulaşma imkanı verir.Artık yolculuklar at sırtında değil, hızlı otomobillerle,hız trenleriyle,uçak lar hatta jetlerle yapılmakta.Eskisi gibi salda kullanılmıyor denizlerde , onların yerini de bir evden hiçbir eksiği olmayan, yatlar, büyük otel konforunda ki lüks gemilerle yapıyoruz. İnsanlar ve alışkanlıkları çağa hızla ayak uyduruyor. Rahatımızdan kimseye ödün vermiyoruz. Peki, sizce bir bin yıl sonra ne olur ? Yok o kadarda gitmeyelim 50 yıl sonra ne olur ? Ölümsüzlük bulunur mu ? Hiç hastalanmadan, yada belirli bir yaşta kalarak yaşlanmadan yaşamak mümkün olabilir mi ? Peki hani şu bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz ışınlanma sahneleri, bunlar gerçek hayata geçirilebilir mi ? Düşünsenize, evinizin bir odası ışın odası olmuş, ve Almanya da ki teyzeniz çaya ışınlanarak odadan geliyor J . Bilemeyiz ama bunlar artık çokta uçuk hayaller değil aslında. Nasa uzay araştırma istasyonlarında , bir noktadan diğer bir noktaya, lazer kullanarak, nesne aktarımı yapılıyor. Tabi bu önce hayvanlar üstünde sonrada insanlar üstünde denenerek hayata geçmesi çokta uzun bir süre almayacak gibi gözüküyor. Kısacası beş bin yılda insan oğlu nerden nereye gelmiş. Bilim, ilim, teknoloji ve tıb günümüzde o kadar ilerledi ki, artık değerlerimiz dahi sorgulanır oldu.Kalite tek tutkumuz marka imajımız oldu.Biz o kadar ilerledik ki, ilerleyemeyen dünya nüfusunu artık görmezden gelmeye başladık.Aslında hala ilk çağlardaki gibi yaşayan insanların varlığını hiçe sayarak yaşamaya kendi lükssümüzden ödün vermemek adına devam ediyoruz.Dünya nüfusunda ki açlıkla mücadele eden insanlığa inat, silahlanmaya büyük yatırımlar yapıyoruz.Dünya barışı , çevre temizliği diye nutuklar atıp, barışı da temizliği de ihlal ediyoruz. Yakın gelecekte, soluyacak havaya, içecek suya muhtaç olacağız.Peki biz ne kadar şanslıyız ? Sağlıkla ve mutlu kalın.
BİZ ŞANSLI BİR NESİLMİYİZ ? :
Google'da Ara
BİZ ŞANSLI BİR NESİLMİYİZ ?