YUMURTADAN DENİZ ÇIKTI :
Babam boya işleri uğraşan dar gelirli biriydi. Her şeye rağmen bizi kimseye muhtaç etmez sorumluluklarını bilir bizlere bakardı. Elinden geldiğince isteklerimize yetişmeye çalışırdı. Annem ev hanımıydı bizimle ilgilenir yemeğimizi yapar ev işleriyle uğraşırdı. Babamdan hiçbir şey istemezdi. Bir akşam babam işten eve geldiğinde yemeklerimi yedikten sonra tüm aileyi yanına çağırdı. Yarın benim annenizle evlilik yıl dönümümüz. Hep birlikte kutlayacağız dedi. Çok sevindim sanırım pasta yiyecektik. Sevinçten havaya sıçradım annemim boynuna sarıldım. Baba peki hediye alacak mıyız dedim. Aslında ben annene annende bana alacak ama sizlere de hediye vermeyi düşünüyorum dedi. Hoplayıp zıplamaya başladım. Babam koş bana bir bardak su getir dedi. Koşarak suyunu getirdim babamın. Benden nasıl bir hediye almak istersiniz dedi. Önce büyük ağabeyime sordu. Ağabeyim çok düşünmeden spor ayakkabı istiyorum baba zaten eskidiler acil lazım dedi. Babam olur oğlum alırım dedi. Sonra ablama sordu benim güzel kızım ne istiyor babasından dedi. Ablam biraz utangaçtı ve bir şeye karar vermeden önce epeyce düşünürdü. Ablam düşünürken annem mısır patlattı hep beraberken mısırımızı yiyip televizyon izlerken ablam babamın kulağına eğildi bir şeyler söyledi. Babam bıyıklarının altında kaybolmuş dudaklarıyla çok hafif gülümsedi ve zaten başka bir şey istesen şaşardım dedi. Sıra bana gelmişti peki benim küçük oğlum benden ne istiyor dedi. Ben çok daha farklı bir şey istiyordum ve bunu babama nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum. Babamın gülen gözlerine uzunca baktıktan sonra baba beni denize götür denizde yüzmek istiyorum dedim. Babamla annem göz göze geldi bakıştılar annem başını önüne eğdi. Boşalan mısır tabaklarını topladı babama döndü ben bir şey istemiyorum bey dedi. Biliyordum istediğim şey imkânsızdı yaşadığımız şehir de deniz yoktu ve denizi olan bir şehir’e gitmek için epeyce para lazımdı. Yine de belki babam götürür diye söylemiştim. Babam bu konu hakkında hiçbir şey söylemedi. Annem bizi yatırken anne babamı üzdüm mü acaba dedim. Baban üzülmez oğlum elinden gelen bir şey varsa yapar ve sizleri mutlu eder dedim. Sabah olduğunda heyecanla akşam babamın işten dönmesini bekledim. Babam elinde paketlerle geldi. Kocaman bir pasta almıştı üstüne de seni seviyorum karıcığım yazdırmıştı. Pastayı kesip yedikten sonra babam tek tek hediyelerimi vermeye başladı. Benim heyecanım gitmiş içimi bir burukluk sarmıştı. Babam denize götüremeyecek beni yoksa yola çıkmış olurduk diye düşünürken babam bana seslendi. Efendim baba dedim. Elinde ki yumurtaya benzer süslenmiş hediyeyi bana uzattı. Bu senin hediyen oğlum dedi. İstemeyerek açtım içinden gerçekten de yumurtadan biraz daha büyük yumurta çıktı. Ortadan ikiye ayrılıyordu. İçinden katlanmış bir kâğıt çıktı. Açtım kocaman bir deniz resmi ve denizin içinde yüzen insanlar vardı. Babam saçlarımı okşadı. Benim şu anda seni denize götürecek maddi durumum yok ama şunu bilmeni isterim ki en kısa zamanda bu isteğini yerine getireceğime söz veriyorum ve bu sözümü yerine getirene kadar sana böyle bir sürpriz yapmak istedim çünkü sen resimleri seversin dedi. İçimde ki burukluğun ne kadar saçma olduğunu anlamaya başlamıştım gözlerimin içi gülmeye başladı. Abla ağabey bakın yumurtadan deniz çıktı deyip hoplamaya başlamıştım. Teşekkür ederim babacığım sen dünyanın en iyi babasısın hepimizin isteklerini yerine getirip gönlümü almayı çok iyi biliyorsun seni çok seviyorum deyip boynuna sarıldım.
YUMURTADAN DENİZ ÇIKTI :
Google'da Ara
YUMURTADAN DENİZ ÇIKTI